AFFETMEK
Doğruluk; hakkı, haklıya teslim etmektir. Doğruluk, iyiliktir. Doğruluk, her şeyi sağlam bir temele oturtmaktır. Doğru, hayra götürürken, yalan ise yakıp yıkıp, karanlıklara, bilinmezliklere götürür. İnsanlar arasındaki güveni yok eder. Birlik ve beraberliğin zarar görmesine neden olur. Çünkü güvenin olmadığı bir yerde birlik ve beraberlikten söz etmek mümkün değildir. Ayrıca yalan, doğruların gizlenmesi anlamına geldiği için de gizlenen doğrular neticesinde insanlar zarar göreceklerdir
Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çakkalım demiş.
Genç, birinci günde tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış.
Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş.
Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkart (sök) demiş.
Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası ona aferin iyi davrandın ama bu tahta perdeye dikkatli bak.
Artık çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak demiş. Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir.
Her kötü kelime bir yara(delik)bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin ama bu delik aynen kalacak(kapanmayacak)
Bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. Seni güldürür yüreklendirir sen ihtiyaç duyduğunda yardımcı olur seni dinler sana yüreğini açar' demiş.
Özüyle, sözüyle doğru olanları Allah ta sever, kulları da. Ne mutlu özüyle sözüyle doğru olanlara
en derin saygı sevgi ve hürmetlerimle. A.vahap ÖZKAYA